language
language
language
language
   
 

  Görülmeye Deger Yerler

  Her gün daha çok insan Alanya'yı tercih etmektedir. Alanya'da bir çok kültürü bir arada yaşayabilirsiniz.  Alanya da spor aktiviteleri ve teknolojik bağlantılar oldukça gelismiştir. sadece güneş sahil ve Akdeniz ikliminden ibaret değildir. Gezilecek ve görülecek eski Tarihi yerleri ve kendine has bir hikayesi de vardır.

Bu Linklerden Gerekli Bilgileri Edinebilirsiniz:

  Alanya tatilin ötesi!

  Görülmeye Değer Yerleri!

Alanya Çevresindeki Tarihi Yerler!

  Alanya ve Çevresi!

Alanya Hakkında!

 

BILGI SERVISIMIZ     

ALANYA'NIN TARIHI YERLERI

Daglik (Bergland)
Bu Antik kent, Gazipasa sinirlarinda olup 15km Kuzeydogusundadir. Bügünkü adiyla Güzelbag köyünün 2km kuzeyinde, sehir adini eski kral 4. Antiochus dan almistir. Yüksek ve sarp bir dagin zirvesinde kurulmustur. Kent surlarla çevrilidir. Doguya bakan kentin giris kapisinin güneyinde, büyük bir kule bulunmaktadir. Kentin diger kalintilari arasinda ahir, dogal kayaya oyulmus çesme ve iki adet tapinagi sayabiliriz.Bu kentin nekropolünde de blok taslarin oyulmasi ile yapilmis yekpare lahitler önemli kalintilar arasindadir. Kent olasilikla genç Roma döneminde Lamotis olarak adlandirilan bölgenin baskenti durumunda idi. Kalintilar, daglik Klikya bölgesinin kültürünü ve sanatini en iyi sekilde yansitmaktadir. Kent, en görkemli dönemini Gallianus zamaninda geçirmis olmalidir.

Selinus
Alanya'nın 45 kilometre doğusunda küçük bir yarımadanın yamacında kurulu antik çağ kentidir. Kentin tarihi İsa'dan önce 6. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Roma İmparatoru Trajanus, Doğu Akdeniz'de Part seferinden dönerken hastalanarak geldiği bu kentte İsa'dan sonra 9 Ağustos 117'de ölmüş ve külleri Roma'ya gönderilmiştir. Kent bir dönem Trajanapolis adını almıştır. Yarımadanın surlarla çevrili tepesinde kentin akrapolü vardır. Bir sarnıcın bulunduğu zirve Akdeniz'e egemen bir manzaraya sahiptir. Kentin agorası deniz kenarındadır. Agora yıkılmışsa da granit sütunları görülebilir. Yamaçtaki surların içinde apsisli bir kilise kalıntısı bulunur. Kilise Aziz Thekla'ya adanmıştır. Kentin bir başka anıtsal yapısı da 13. yüzyıl Selçuklu döneminde kırmızı zikzak motiflerle süslenmiş bir av köşküdür. Bu yapının da antik çağdan kaldığı ve İmparator Trajanus'un anısına yapılmış bir mezar olduğu sanılmaktadır. Akdeniz'e akan Selinus çayı çevresinde su kemeri kalıntılarına rastlanır. Kentin iki hamamından biri kayalık yamacın denize indiği kesimdedir. Tiyatro yıkılmıştır. Kentin nekropolündeki mezarlar birer anıtsal yapı olarak Kilikya bölgesinin ölü gömme geleneklerini en güzel biçimde ortaya koymaktadır. Antik kentteki arkeolojik çalışmalar henüz yüzey araştırmalarıyla sınırlıdır. Girişin ücretsiz olduğu tepeye yaklaşık yarım saatlik bir yürüyüşle çıkılabilir. Düzgün patika yoldan tepeye çıkacakların yanlarına su almaları önerilir.

Iotape
Alanya'nın 33 kilometre doğusunda ve Akdeniz kıyısındadır. Kentin adı İsa'dan sonra 38-72 yılları arasında yaşamış Kommagene Kralı IV.Antiochus'un karısı Iotape'den gelmektedir. Roma İmparatorları Trajanus'tan Valerian'a kadar antik çağda kent kendi adına sikke bastırmıştır. Denize doğru uzanan yüksekçe bir burun, kentin akropolü konumundadır. Sular, bu bölüme bir kale görüntüsü vermektedir. Kentin yapıları büyük ölçüde tahrip olmuştur. Akrapolün karaya bağlandığı vadide Liman Caddesi vardır. Caddenin iki yanında üç basamaktan oluşan krepis bulunduğu ve bunların arasında yer yer heykeller olduğu kaidelerden anlaşılmaktadır. Heykellerin yazıtları, kentin başarılı sporcularından ve hayırsever insanlarından söz etmektedir. Akropolün doğusundaki koyda üç nefli, dikdörtgen planlı bir bazilika vardır. Kentteki tek nefli küçük kilise kalıntısında ise Hagios Georgios Stratelates'in betimlendiği fresko izleri görülmektedir. Kentin ayakta kalabilen en belirgin yapısı hamamdır. Hamama ait kanalizasyon sistemi günümüze kadar korunmuştur. Günümüzde antik kentin ortasından geçen şehirlerarası karayolunun güneyinde 8 metreye 12.5 metre boyutunda bir tapınak kalıntısı vardır. Kentin doğu ve kuzey tepelerindeki nekropolde anıt mezarların yanı sıra tonoz örtülü küçük mezar yapıları da yer almaktadır. İotape kentin kenti ören yerine ücretsiz girilir ve yaklaşık iki saatte gezilebilir. Antik liman kalıntılarının bulunduğu küçük koy, denize girmek için ideal bir kumsala sahiptir.

Syedra
Alanya'nın 20 kilometre doğusundadır. Alanya Müzesi'nin yaptığı kazı çalışmaları sonunda kent tarihinin İsa'dan önce 7. yüzyıla kadar uzandığı sanılmaktadır. Varlığını 13. yüzyıla kadar sürdüren kente, halen ayakta olan anıtsal kapıdan girilmektedir. Kentin çevresi surlarla çevrilidir. Doğal su kaynaklarından beslenen ve içi sıvalı su sarnıçları antik çağdan günümüze kalan yapılar arasındadır. Kent içindeki bir mağarada kayaya oyulmuş, nişin çevresi freskolarla süslü bölümün dinsel amaçla kullanıldığı saptanmıştır. Mağara, vaftiz mağarası adıyla anılmaktadır. Kentin doğusunda görkemli bir hamam kalıntısı vardır. Hamamın zemininde yer yer mozaik süslemeler görülmektedir. Geniş bir alana yayılan kentin güneydoğusunda 10 metre genişliğinde 250 metre uzunluğunda sütunlu cadde uzanmaktadır. Caddenin kuzeyinin gölge sağlamak için sütunların taşıdığı ahşap bir çatı ile kaplı olduğu, güneyinin ise taş döşemeli açık yol şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Sportif oyun ve yarışmalarla ilgili bilgiler içeren çok sayıda yazıt kalıntısından kentin antik çağın bölgedeki önemli spor merkezlerinden biri olduğunu göstermektedir. Kentin öteki mekanları arasında tapınak, tiyatro, akropol, nekropol, agora ve konut kalıntıları sayılabilir. Roma İmparatoru Septimus Severus'un İsa'dan sonra 194 yılında kente gönderdiği teşekkür mektubundan hazırlanan yazıt Alanya Müzesi'nde sergilenmektedir. İmparator, kente saldıran haydutlar ve dinsizlere karşı direnen Syedra halkını kutlamaktadır. Ören yerine giriş ücretsizdir. Karayolunun bittiği yerden sonra 1 kilometre kadar yürümek gerekir. Makiliklerle kaplı arazide tepeye doğru çıkıldıkça Akdeniz ve Alanya kalesi tüm güzelliği ile kendini gösterir.

Leatres
Alanya'nın 25 kilometre doğusunda Toroslar'da bir vadi ağzında yükselen yamacın eteğinde kuruludur. Kent, antik çağda Dağlık Kilikya olarak bilinen bölgenin içindedir. İç kesimde olmasına karşın kentin limanı da vardır. Laertes'te bulunan İsa'dan önce 7. yüzyıla ait ve üç yanı Fenike dilindeki yazıt, Alanya Müzesi'nde sergilenmektedir. Kentten günümüze kalan ve Roma dönemine ait kalıntılar arasında gözetleme kuleleri, halkın agorada sohbet için kullandığı yarım daire biçiminde oturma birimi, İmparatorlar caddesi, odeon veya tiyatro; Zeus, Apollon ve Sezar adına yapılmış tapınaklar, agora, hamam ve nekropol sayılabilir. Kent İsa'dan sonra 1. yüzyıldan 3. yüzyıla kadar en parlak dönemini yaşamıştır. Kazılar sırasında bulunan ve Alanya Müzesi'nde sergilenen bir askere ait diploma, geçmişteki yaşama ışık tutacak niteliktedir. İsa'dan sonra 138 yılına ait Pamfilya Valisi'nin adının geçtiği belgede Suriyeli bir asker 25 yıllık şerefli hizmetlerinden sonra terhis edilmekte ve kendisine Roma vatandaşlığı ile Pamfilyalı bir kadınla evlenme hakkı verilmektedir. Ören yeri ücretsiz gezilmektedir.

Hamaxia
Alanya'ya 12 kilometre uzaktadır. Antik çağda Pamfilya bölgesi içindeki kent için dönemin coğrafyacısı Strabon, gemi yapımında kullanılan sedir ağaçlarının bol olduğunu yazar. Kentin, Roma öncesi yerleşime açıldığı sanılmaktadır. Dağlık arazideki kentin en tepe noktasında rektogonal taşlardan yapılmış bir kulenin varlığı söz konusudur. Hellenistik dönemin özelliklerini de taşıyan kentin önemli kalıntıları arasında önünde havuzu ile antik bir çeşme vardır. Yarım daire planlı, oturma sıraları halen ayakta duran ve yazıtlarla donatılmış geniş bir eksedra, dini yapı kompeksi ve nekropol kentin öteki kalıntıları arasında sayılabilir. Kentte bulunan yazıtlardan birinde haberci tanrı Hermes'in sembolü Kaduceus'un işlenmiş olması, Hermes adına bir tapınağın varlığının göstermektedir. Kent, İsa'dan sonra 2. ve 3. yüzyıllarda Korakesion'a (Alanya) bağlı olarak varlığını sürdüren küçük yerleşimdir. Ören yerine giriş ücretsizdir. Kentin deniz tarafına bakan yamacından Alanya manzarası çok güzeldir. Akdeniz'de pusun olmadığı havada 100 kilometreden uzun kıyı şeridinde Gazipaşa'dan Manavgat'a kadar uzanan bölgeyi seyretmek olasıdır.

Colybrassus
Alanya'nın 30 kilometre kadar kuzeybatısında ve Toroslar'da Roma döneminden kalma bir kenttir. Çevreye dağılmış durumdaki çok sayıda yazıt, kent tarihine ilişkin önemli bilgiler içermekle birlikte ayrıntılar henüz gün ışığına çıkmamıştır. Günümüze kadar ayakta kalan kalıntılar arasında köşe başlığı İon tarzında tapınak, nekropoldeki lahitler ve bir kayaya oyulmuş mezar sayılabilir. Kaya mezarın cephesi anıtsal bir görüntüdedir. Tek mekandan oluşan mezar odasına 18 basamaklı bir merdivenle çıkılır ve girişin üstü basık kemer şeklinde yontularak içi Medusa başı ile süslenmiştir. Kemerin iki yanı ise kartal motiflidir. Kentte ayrıca odeon, kuleli kent duvarları, eksedra, konut kalıntılarından örnekler görülebilir. Ören yeri ücretsiz gezilmektedir. Antik kentin bir adı da Ayasofya'dır.

Dim-Mağarası
Alanya’ya bağlı Ketsel beldesi sınırları içinde ve Dimçayı vadisinin doğu merkezinde 11km .Uzaklıkta olan Dim mağarası Panoramik bir görüntüye hakimdir.Mağaranın hemen önündeki tesislerden Dimçayı vadisi ve Alanya’nın doyumsuz manzarasını izlemek mümkündür. Mağaranın giriş salonu yıllarca yöre halkı tarafından keçi ağılı olarak kullanılmıştır. 1986 yılında mağaranın tamamı ilk kez bilimsel olarak araştırılmış.Dim mağarasının 1988 yılında özel bir şirket tarafından turizme resmen kazandırılmıştır ve böylelikle Ballıca mağarasından sonra Türkiye’nin en büyük ikinci turistik mağarası olmuştur. Mağaranın girişinde başlayan 360m lik gezi parkuru boyunca birçok ilginç oluşum gözlenmekte ve parkurun sonunda da bir göçüklük yer almaktadır. Özellikle renk oyunları yapan sarkıt dikit ve makarna oluşumları, Pamuk Kaleyi andıran traventerleri görülmeye değerdir. Dim Mağarasına Alanyadan taksi ve dolmuş ile çok rahat bir şekilde ulaşılabilir.

© Sun-Life Real Estate